Ağu 08

‘Halkın sesine kulak vereceklermiş’ Eğer halk ‘Hayır’ derse hemen seçime gideceklermiş.. Halkı etkilemek için, Kandil’e bir kara operasyonu, tam referandum öncesi devreye girebilirmiş…

Millet, ‘Evet’çiler, ‘Hayır’cılar ve ‘Boykotcular’ olarak saflara ayrıldı..

4 C köleliği, işsizlik yoksulluk ve terör pençesindeki büyük çoğunluk, gerçek gündemden uzaklaştırıldı. Tıpkı ‘açılım’ muamması gibi, şimdi de referandum tartışmalarının kucağına atıldı!

Anayasa Profesörü, siyasetçi Mümtaz Soysal, ‘Büyük halk yığınlarını oyalamak ya da aldatmak söz konusu olduğunda, demokratik bir hava vermek için, işin içine bir de halkoylaması sokulur!’ diyor.

Şu referandum bilmecesinin Avrupa örneklerine bir bakalım mı..

Continue reading »

Tags: Anlatım, REFERANDUM

Related posts

Tem 04

1 Temmuz 1926 tarihinde yasası çıkartılan ve bayram olarak ilan edilen Kabotaj ve Denizcilik Bayramınız Kutlu olsun.

Mustafa Kemal Atatürk’ün, Büyük Millet Meclisi’nin V. Dönem 3. yasama yılında yaptığı açılış konuşmasından bir alıntıyla anımsatalım:

”Arkadaşlar!
En güzel coğrafi konumda ve üç tarafı denizle çevrili olan Türkiye, endüstrisi, ticareti ve sporu ile en ileri denizci ulus yetiştirmek yeteneğindedir.
Bu yetenekten yararlanmalıyız.

Denizciliği, Türk’ün büyük milli ülküsü olarak düşünmeli ve bunu en kısa zamanda başarmalıyız…”

Geldik 2010′a…

Altı ay bir güz gittik, bir de baktık ki geriye, bir arpa boyu yol gitmişiz. Çocukluğumda Rize’den İstanbul’a gelin taşıyan vapurları özleyip duruyorum.

Her gün yeni bir gündemle uyanıyoruz, hocam ne bu şimdi, diye soracaktır okurlarım.
Gözden kaçmasın diye yazacağım, kafanıza soru takacağım.

Düğün değil bayram değil, ne bu Boğazlardan Güvenli Tanker Geçişi toplantısı?

Güvenli geçiş yapılmadığı için endişesini dile getirmek üzere kamuoyu bir şeye hazırlanıyor.
AKP’nin yöntemi budur, bilirseniz, çakarsınız manzarayı.

TV kanalları bu devlet adına yapılan o oturumları verirken birbiriyle konuşan gülüşen yetkililerin laylaylom toplantısını izledik.
Boğazlarımız konuşuluyor, yani nefes borumuz kadar önemli, en stratejik silahımız…

Ne zaman gündeme getiriliyor, dikkat edelim:
1- Kabotaj Bayramı haftasında.
Yani, düşmanlarımızın kaybettiği, bizim ise zafer olarak kutladığımız günde. Bunu hep yapıyorlar.
2- 3.Bin yılın Haçlı Seferi başladığında.
Yani, Karadeniz’e ABD donanmasını sokmadığımız için; Türk Deniz Kuvvetleri komutanları’nı, 3. bir gücün Kafes tertipleriyle esir aldıkları zamanda.

Konuşmacılardan biri diyordu ki; ”Denizin altında 90 derece dik keskin yamaçlar var, bunların tıraş edilmesi lazım…”

Bugüne kadar ne büyük transatlantik gemiler geçti su yüzeyinden, bir şey olmadı da, suyun altının endişesi seni niye sardı, ha?

Dört Bakan; Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, kahvaltıda buluştular, bunu konuştular.

Hele ABD’den ödül almış Ahmet Davutoğlu bu toplantıların içindeyse, bir durup düşünmek ister, birkaç kere yutkunmak ister Davutoğlu ABD’den çantasında bu dosyayla gelmiş gibi.

Yaptıkları iş bir rol gibi, ciddiyetine inanmadıkları belliydi.

Şeytan girdi araya, Eroğlu konuşurken diğerleri açık unutulmuş mikrofonda ona gülüp alay ederken kameraya yakalandılar.

Yoksa bu konu medyada bile yer almayacaktı!

Ancak, büyük savaş lobisinin iki yüz yıldan beri, Boğazlar Meselesi diye bir meselesi hep vardır.

Bunu biliyoruz.
Öyleyse, ”acaba” diye soralım:

BOĞAZLARDAN GEÇİŞİ, YABANCI ŞİRKETLERİN KONTROLÜNE Mİ VERECEKLER?

GÖRÜNÜŞTE TANKERLERE GEÇİŞ GÜVENLİĞİ GELECEK, AMA DİK YAMAÇLI SAHİLLER SU ALTINDAN TRAŞLANARAK, YABANCILARA ASKERİ GEÇİŞLER Mİ KOLAYLAŞTIRILACAK?

Benim endişem bu yöndedir ve bunun adı Boğazların Açılımı’dır.

Boğazların Açılımı’nın önündeki engel, Ege Deniz Kuvvetleri’nin Foça SAT Komandoları mıydı, yoksa?

Su altı tıraşlama işini, komutanlarımızı Kafes’leyerek başlatmış olabilirler mi?

Yoksa, Başbuğ Paşa’nın ”Çanakkale İpekyolu” toplantısı, bu açılıma cevap mıydı?

Bugün nasıl bayram edelim!

Anlıyorum ki, AKP’nin BOP açılımları devam ediyor.

Bu da asimetrik kılıflandırılmış, BOĞAZLARIN YABANCILARA AÇILIMI!

Biz Doğu’da şehitlerimize ağlarken, batıdan kuşatılmışız!

1915 ile aynı senaryo!…

M.Morgül, 1 Temmuz 2010

”Şerefle bitirilmesi gereken en ağır görev, HAYAT’tır!”

Tags: AÇILIM, Anlatım, BOĞAZLAR

Related posts

Tem 04

Dünyanın en ünlü İnternet arama motoru Google, Şili’de gerçekleşen deprem için “kişi bulma” hizmeti başlattı. Bu hizmet sayesinde Şilililer, sevdiklerine ve yakınlarına kolayca ulaşabiliyor.

“Person Finder: Chile Earthquake” başlığıyla başlatılan ve “Chilepersonfinder.appspot.com” adresinden de ulaşılabilen hizmet, sayfayı ziyaret edenlere ilk önce “Durumunuz nedir?” diye soruyor. Ardından kullanıcılara “Birisini arıyorum” veya “Birisi hakkında bilgim var” gibi seçenekler sunuyor. İnternet sayfası İngilizce ve İspanyolca olmak üzere iki dilde kullanılabiliyor. Kullanıcılar bu bilgilerin ardından kişilerin isimleri ve yaşadıkları yerlere göre arama yapabiliyor. California merkezli İnternet devinden dün akşam yapılan açıklamaya göre hizmeti şu ana kadar bin 400 kişi kullandı.Google, aynı hizmeti Ocak ayındaki Haiti depreminin ardından da kullanmıştı. Haiti’ye özel yapılan bu hizmetten 60 bine yakın kişi faydalanmıştı.

Depremin ardından halk internete akın etti

Şili’deki depremin ardından Twitter, Facebook ve Youtube gibi internet sağlayıcıları da Şili’ye özel hizmetler başlattı. Twitter, depremin ardından sürekli olarak “#hitsunami, #terremotochile, #chilequake and #chile,” etiketli mesajları yayınladı.
Kullanıcılar Twitter üzerinden gelişmelerle ilgili bilgi sorarken, Şili Kızıl Haçı gibi yardım kuruluşları da yine Twitter üzerinden yardım çağrısı yaptılar.Depremin ardından Facebook’ta da kullanıcılar tarafından çok sayıda grup ve etkinlik kuruldu. Birçok kullanıcı, Facebook
üzerinden depremle ilgili bilgilerin yanı sıra fotoğraf ve video paylaştı.

Usstream.tv de Şili ve tsunami hakkında sürekli olarak yayın yaptı. Yine Youtube üzerinden depremle ilgili çok sayıda video paylaşılmaya devam ediyor.

Tags: Anlatım, Google

Related posts

Tem 04

G-20 zirvesindeki arkadaşlarımızdan “Zirvenin yıldızı Türkiye” haberleri geliyor. Ama ilk 20’ye giren bir yerimiz yok…
Türkiye kişi başına milli gelirde; 54’üncü…
Milli gelir dağılımında; 55’inci…
Refahta; 92’nci…
(………)
“Peki, Türkiye niye G-20 arasında?” diyebilirsiniz…
Onu ben de bilmiyorum.
Belki de ilk sıralarda yer aldığı diğer başarılarından dolayıdır:
Türkiye; yabancı sermayeye yüksek faizde 1’inci…
En pahalı benzinde 1’inci…
Cep telefonu kullanmakta 4’üncü…
Borçlanmada 5’inci…
Armut üretiminde 1’inci…
Katır sayısında 6’ncı…

O zaman “G-20’de ne işimiz var?” demeyin…
Türkiye dünya baston üretiminde de; 1’inci…
Ki adam dövmekte (eskiden komünizme karşı, şimdi Ortadoğu’yu hizaya getirmekte, gelecekte de muhtemelen Çin’i korkutmakta) baston işlevi her zaman Türkiye için düşünüldü…

İşte; bu nedenle Obama maç seyrediyordu…
Türkiye‘nin Başbakan’ı ile görüşme saati geldiğinde ve yardımcıları “Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakan’ı bekliyor” dediklerinde, Obama baş parmağı ile işaret parmağını şıklatarak o zenci futbol şarkısı “Ooohhaaaaa laa lumbaaa… Oaahhhha laa lumbaa…“yı söyledi…
Ve elinin tersi ile “Beklesin…” dedi…
Tam 1 saat…
(Şu anda bunun “beklemede” bize bir dünya birinciliği sağlayıp sağlamayacağını da bilmiyorum)
Yandaş gazetedeki manşet ise şöyleydi bu sabah:
“Obama’ya önemli mesajlar…”
(Buyrun; size bir de yalakalıkta birincilik…)
Pekiiii…
Söyleyin bakalım:
Türkiye, itibar sıralamasında dünya kaçıncısı?..

__._,_.___

Tags: Anlatım, Dünya

Related posts

SEO Powered by Platinum SEO from Techblissonline Partly powered by CleverPlugins.com

Canonical URL by SEO No Duplicate WordPress Plugin