Haz 14

Eğitimci Rehberlik Uzmanı Hüseyin Selamcı Tarafından ÖSS Sınavına Girecek Olan Öğrencilere ve Velilere uyarılar…

Değerli veliler, sevgili öğrenciler! Hayat imtihanı devam ederken, hayatın getirmiş olduğu şartlar gereği imtihanlar da devam etmektedir. Bizler de bu devam eden imtihan dengelerine ayak uydurmak zorundayız. Hepimizi yakından ilgilendiren bir sınav ayının içinde bulunmaktayız. Bir yandan OKS dediğimiz orta öğretim öğrencilerinin gireceği sınav, bir yandan da lise çağındaki öğrencilerimizin gireceği ÖSS sınavı.

Her ne kadar öğrenciler bu imtihanlara tabii tutulsa da, en az onlar kadar heyecanlı olan ebeveynler ve öğretmenler de aynı duyguları taşımaktadırlar.
Aklıselim, sağduyulu insana düşen, bu sınavların korku ve tedirginliği değil, gelinen noktadaki olgunluğu ve metanetidir.
Çocuklarımız şöyle veya böyle yıl içi kendi üzerlerine düşen vazifeleri yapmak için gayret gösterdiler. Düzenli ve intizamlı ders çalışanlar olduğu gibi, bir türlü düzen tutturamayan öğrencilerimiz de oldu.
Derslerine düzenli çalışarak ailelerini sevindirenler olduğu gibi, düzensizliği ile ailesini üzenler de oldu. Kısacası acısıyla, tatlısıyla bu güne gelindi. Bilelim ki bugün artık geçmişin irdelemesini yapmak bize fayda vermeyecektir.
Gelinen bu noktada başarı için üç zümrenin tutumu çok önemlidir. Bunlar: Aile- Öğretmen- Öğrenci üçgenidir.

1- Aile:
Öncelikle aile olumsuz bütün ifadelerden kaçınmalıdır.
Unutmayalım ki! Olumsuz ifadeler bilginin ve bilgi kullanımının baş düşmanıdır. Yani başarıyı engelleyen en kötü etkendir.
Aile: Öğrenciye sağlamış olduğu bütün imkânları (maddi ve manevi) birer sorumlulukları gereği olduğunu bilmeli, bunları gündeme getirmenin kendileri açısından yanlış bir davranış olduğunu idrak etmelidir.
Aile: Gelinen noktada öğrencisinin çalışma biçimini tenkit etmemeli. Çünkü sınav haftasına girmiş bulunmaktayız.
“Sen şöyle şöyle çalışsaydın, böyle böyle olurdu.” gibi ifadelerden kaçınılmalı, geçmiş gitmiş olan şeyleri suçlamak yersizdir.

Aile bireyleri olarak sınava girecek yavrumuza nasıl davranacağımızı iyi bilmeliyiz. Öncelikle:
>>Sınava kadar kalan zaman diliminde, öğrencinin beslenmesine dikkat edilmeli. Öğrencinin son gün beslenmesi değil de, en az bir hafta önceden rutin beslenmeye dikkat edilmelidir. Özellikle de akşamları hafif yemek, sabahları ise tatlılığı kendinden olan besinlere ağırlık verilmelidir. Bal, pekmez, kuru üzüm ve kayısı gibi…
>>Sınav ile ilgili olumsuz kaygılar yaşatmayacak şekilde ortam hazırlanmalıdır. Örneğin piknik gibi açık ortamlar seçilmeli. Bol oksijenli, zihni dinlendirecek yerler tercih edilmeli. Bunları son gün yapıp öğrenciye yorgunluk vermemeliyiz.
>>Sınava gireceği şehrin dışına çıkarılmamalı, çünkü vücut alışkanlığının dışındaki ortamlar yorgunluk sebebi olabilir.
>>Özellikle sınava girecek öğrenciyi sosyal etkinlik olan halı saha maçı gibi risk taşıyan etkinliklerden uzak tutmalıyız. Çünkü meydana gelebilecek herhangi bir sıkıntı sınavı olumsuz yapabilir. Kol kırılması, ayak burkulması gibi.
>>TV gibi basın yayın organlarında çıkan olumsuz sınav haberleri dinletilmemeli.
>>Son hafta sınav hakkında fazla konuşma yapılmamalı, öğrencinin başaracağı noktasında öğrenciye güven verilmelidir.
>>Aile içi herhangi bir konuda tartışmadan uzak durulmalı. Özel durumlar öğrenciye yansıtılmamalıdır.
>>Çevrede konuşulan olumsuzluklardan uzak tutmalı, daima olumlu cümlelerle davranış kuralı sergilenmelidir.
>>Aile bireyleri öğrenciye; sen elinden geleni yaptın biz bu konuda sana müteşekkiriz. Bundan sonra sana da, bize de dua etmek düşer. Bütün dualarımız seninledir. gibi ifadelerle manevi destek verilmelidir.

2- Öğretmen:
Saygıdeğer öğretmenlerimiz de hiçbir zaman başarısızlıktan bahsetmemeliler. Falanca öğrenciden ümitliyim deyip, diğer öğrencileri ümitsizliğe atma yanlışına gidilmemelidir. Bir öğretmen bütün öğrencilerinden ümit var olup, onları motive etmelidir.
Öğrencilerimiz iyi kavrayan ve iyi kavrama yolunda gayret gösteren olmak üzere iki kısma ayrılırlar. Sınavın yaklaştığı bu günlerde bütün öğrencilerimizi sınava hazır kabul edip, onlara moral vermeliyiz. Olumsuz bütün ifadelerden kaçınmalıyız.

3- Öğrenciler:
Sevgili Öğrenciler! Sizler de kendi psikolojinizi bozacak hiçbir yanlış duyguya kapılmamalısınız. Aklınıza, fikrinize ve gönlünüze hiçbir olumsuzluk getirmeyin. Daima kendinizi başarıya inandırın.

Sınavda başarılı olacağına inanan öğrenci:
>>Sınav başlamadan hemen önce iç duyguların teslimiyeti sağlanmalıdır. Şöyle ki: Yaratıcı ile iç dünyamız arasındaki dua bağlantısını gerçekleştirmeliyiz. Bu bizde oluşan kısa zamanlı heyecanın gitmesine de yardımcı olacaktır.
>>Sınav anında soğukkanlılığını muhafaza eder. Yani daha önce girmiş olduğu bir deneme sınavına giriyormuş gibi düşünür.
>>Sınav sorularını daha önceden çözmüş olduğu sorular gibi algılar.
>>Sınava alelacele başlamaz. Kitapçığa hakim olma anını yakalayarak başlar. Bu birkaç dakikaya mal olsa da önemli değildir.
>>Daha önceki girmiş olduğu denemelerdeki yönteme göre sınav kitapçığını çözmelidir. Sınav anında yeni bir yöntem uygulamamalı.
>>O anda fikir yürütemediği sorulara takılmamalı, o soruları geçip sona bakmalıdır.
>>Hiçbir soruya zor gözü ile bakmamalıdır.
>>O andaki psikolojiyi bozacak duygulara kapılmamalıdır.
>>Çevresindeki gelişen olaylara kulak asmamalıdır. Unutma ki; sınav çıkışı mazeret geçerli değildir.
>>Zamanı son anına kadar kullanmalıdır.
Unutmayın ki! Sınav her şeyin sonu demek değildir. Bilakis geleceğin başlangıcıdır. Sınava girecek tüm öğrencilerin başarılı olması temennisiyle…

Kaynak: haberalemi

Tags: Anlatım, Rehber

Related posts



Leave a Reply

SEO Powered by Platinum SEO from Techblissonline Partly powered by CleverPlugins.com

Canonical URL by SEO No Duplicate WordPress Plugin